Kategoriler
Amsterdam Rehberi

Amsterdam Gezilecek Yerler: Unutulmaz ve Ücretsiz 10 Yer

Amsterdam seyahatinizde ücretsiz gezebileceğiniz ve aynı zamanda şehrin unutulmaz yerlerini bu yazımızda bir araya getirdik. Amsterdam gezilecek yerler listesinde meşhur kanallar, parklar, meydanlar ve şehrin en simgesel yerlerini bulabilirsiniz.

Amsterdam gezilecek yerler nereler merak ediyorsanız bu yazımız işinize yarayabilir. Amsterdam seyahatinizde ücretsiz gezebileceğiniz bu 10 yer aynı zamanda şehrin en simgesel yerleri. Yani Amsterdam denilince akla gelen yerlerden oluşuyor Amsterdam gezilecek yerler listemiz. Listemizde Amsterdam’ın meşhur kanalları, parkları ve en meşhur meydanları yer alıyor. Begijnhof gibi her listede olmayan ama bizim çok sevdiğimiz yerleri de Amsterdam gezilecek yerler listemize ekledik. Bu yazımızda sadece ücretsiz yerlere odaklandığımız için müzelere yer vermedik. Ama derseniz ki Amsterdam’ın müzelerini görmezsek olmaz bunun için diğer Amsterdam yazılarımızı okuyabilirsiniz. Artık başlayabiliriz hiç para harcamadan görebileceğiniz Amsterdam gezilecek yerler listesine. Yazımızda anlattığımız gezilecek yerler listesindeki tüm yerleri aşağıda bulabilirsiniz. Dilerseniz ilgilendiğiniz yere de direkt geçebilirsiniz.


Amsterdam’ın merkezi Dam Meydanı:

Bizim de Amsterdam gezimizin ilk durağı olan Dam Meydanı, Amsterdam gezilecek yerler listesinin başında yer alıyor. Meydanda her turistik şehirde görmeye alıştığımız sokak müzisyenlerinden korsanlara, deniz canavarlarından elinde bıçaklı korku filmi karakterlerine kadar çeşitli performanslar karşılıyor bizi. Doğru hepsi birer turist tuzağı, cebimizdeki/çantamızdaki şıngırdayan euroların peşindeler ama olsun insanın yüzünde bir gülümseme, hatta beraber fotoğraf çektirme arzusu yaratmıyor değiller.

Dam Meydanı’nda cebinizdeki euroların; bu sefer madeni de değil üstelik, peşinde olan birileri daha var. Amsterdam’ı gezebileceğiniz faytonlar turistleri cezbedebilmek için Dam Meydanı’nın arnavut kaldırımlarında konumlanmış bekliyorlar.

Dam Meydanı her ne kadar şimdi turistlerin uğrak yeri olsa da aslında zaman içinde Hollandalıların sevinçlerine tanıklık eden bir yermiş. Dam Meydanı’na bakan Amsterdam Kraliyet Sarayı’nın balkonundan göğüsleri nişanlar, madalyalar ile dolu krallar savaşların kazanıldığını duyurmuş, duvakları ile gelinler halkı burada selamlamış, kraliyet ailesinin minik fertleri utangaç gözlerle halkın karşısına ilk burada çıkmış.

Amsterdam gezilecek yerler listesinin saklı yıldızı Begijnhof Evleri:

Amsterdam’ın sokaklarında yürüyen birçok insan sürekli önünden geçtikleri, binaların arasına gizlenmiş, belli belirsiz kapının farkında bile değillerdir. Oysa ki o kapı, koşuşturmanın ağır bastığı şehir hayatı ile ona tezat, huzur dolu, yeşillikler içindeki dünyayı ayırma görevini başarılı bir şekilde yerine getirmektedir. Eğer siz de adeta fantastik dünyaya açılan bu kapının eşiğinden geçerseniz Amsterdam’da gezilecek yerlerden en güzellerinden biri olan Begijnhof’u görebilirsiniz.

Begijnhof ilk olarak 1150 yıllarında bir grup kadın tarafından dini bir grup olarak kurulmuş. Bu kadınlar rahibe değillermiş ve istedikleri zaman, mesela evlilik için ayrılabiliyorlarmış. Genellikle Kuzey Avrupa’da olan yarı dini bu grubun üyesi kadınlara Beguines deniyormuş. Onların yaşadığı bu yere de Beghijnhuis (Beguines evleri) deniyormuş.

Zaman Beguines kadınlarına pek de iyi davranmamış. 1500lerin sonuna kadar neredeyse tamamı Katolik olan Amsterdam’da, Protestanlar yönetimi ele geçirince Katolik ritüellerini, kiliselerini ve manastırlarını yasaklamışlar. Beguines kadınlar da avlularının ortasındaki kiliselerini devretmek zorunda kalmış. Bunun sonucu olarak da evlerin içinde gizli kiliseler olmaya başlamış. Neredeyse bir asır sonra da iki evi birleştirip dışarıdan bakıldığında kilise olduğu anlaşılmayan yeni ibadethanelerini yapabilmişler. Bu kiliseyi de Amsterdam gezilecek yerler listemizdeki Begijnhof’a gittiğinizde ziyaret edebilirsiniz. Unutmadan söyleyelim Begijnhof’a kadar gitmişken mutlaka neredeyse 500 yaşını geçmiş, Amsterdam’ın en eksi ahşap evini de görmeyi unutmayın.

Begijnhof’a gidiyorsanız orada yaşanan mucizeyi de anlatalım. Bundan yıllar yıllar önce ayin esnasında bir rahibin verdiği kutsal ekmek bir hasta adamın ağzından düşmüş. Sonrasında ateşe atılan kutsal ekmek yanmamış ve doğa kurallarına karşı gelip ateşin üzerine yükselmiş. Bunu gören bir kadın elini ateşe uzatmış ve ekmeği alıp bir kutunun içine koymuş. Bu olayı duyan Oude Kerk – Eski Kilise’nin (gezilecek yerlerin ilerleyen bölümünde Eski Kilise’den de bahsedeceğiz) rahibi gelip ekmeği alıp kiliseye geri götürmüş. Ertesi sabah kadın kutuyu açtığında tekrar kutsal ekmeği içinde görmüş. Rahibe tekrar verilen kutsal ekmek, ertesi gün yine kendiliğinden kutunun içinde belirivermiş. Bu olayın bir mucize olduğu da 1346 yılında kabul edilmiş.

Begijnhof’un kapısı Amsterdam’ın eğlenceli meydanlarından Spui’ye açılıyor. İçerideki sessiz sakin hava hele bir de yazın gidiyorsanız bir anda sokak gösterileri, barlardan yükselen müzik ile kaybolabiliyor. Yine de buraya kadar gelmişken Spui Meydanı’nı da görmek isteyebilirsiniz.

Amsterdam gezilecek yerler arasındaki en ilginç semtlerden yüzen çiçek pazarı Bloemenmarkt:

Amsterdam’a gitmeden önce hazırladığımız Amsterdam’da gezilecek yerler listesine bir tik daha atmak için Bloemenmarkt’a (çiçek pazarı) gidiyoruz. Önden baktığınızda tavandan yeşil yapraklı çiçeklerin sarktığı, bir minik çuval dolusu lale soğanını 5-6 euro’ya satan, duvarları yel değirmenli magnetler, rengarenk ahşap terlikler ile dolu tipik çiçekçi dükkanlarının sıra sıra dizildiği bir pazar görüyorsunuz. Kanalın diğer tarafına gittiğinizde ise bu minik dükkanların aslında suyun üzerinde yüzdüklerini fark ediyorsunuz. Dünyanın yüzen tek çiçek pazarı diyorlar o yüzden.

Eğer çiçek pazarına gitmeyi planlıyorsanız bavulunuzda boş yer olmasına dikkat edin. Çünkü biz daha önce görmediğimiz, fanuslarının içinde kendi ekosistemleri oluşturulmuş bitki akvaryumlarından alamadığımıza çok üzülmüştük.

Amsterdam’a geldiğimiz belli olsun diyenler için Iamsterdam simgesi ve Museumplein:

Sıradaki Amsterdam’da gezilmesi gereken yer Museumplein. Buraya muhtemelen istemeden de olsa yolunuz düşecektir çünkü Amsterdam’da mutlaka gezilmesi gereken yerlerden ikisi; Rijksmuseum ve Van Gogh Müzesi de burada. Ayrıca yine burada Stedelijk Müzesi (modern ve çağdaş sanatlar müzesi) de var. Ama bizim buraya gelmemizin asıl sebebi, en azından şimdilik, bunların hiçbiri değil. Amsterdam’ın en meşhur fotoğraf karelerinden birisi olan Rijksmuseum ve I amsterdam harflerinin fotoğrafını çekmek için geldik buraya. Kışın gidiyorsanız da meydana kurulan buz pateni pistinde kayanları izleyebilirsiniz.

Sıska köprü Magere Brug:

Amsterda’da gezilecek yerlerden birisi de Amsterdam’ın en meşhur köprüsü Magere Brug. 1672 yılında yapılan açınır kapanır Magere Brug’e köprünün çok dar olmasından dolayı Amsterdamlılar sıska köprü anlamına Magere Brug adını koymuşlar.

Eğer buraya gece gelirseniz ışıklandırılmış hali ile daha bir romantik hale gelen Magere Brug’ün bol bol fotoğrafını çekebilirsiniz. Tarihleriniz uyarsa da Kurtuluş Günü’ndeki (5 Mayıs) konseri Magere Brug’den dinleyebilir, kraliyet ailesinin tekne ile geçişlerini izleyebilirsiniz.

Amsterdam gezilecek yerler mutlaka park da barındırmalı diyenler için şehir parkı Vondelpark:

Amsterdam’da gezebileceğiniz üstelik cebinizdeki eurolara dokunmayacağınız bir yer daha var sırada. Sayısız minik gölü, çeşit çeşit ağaçları ile 1864’te kurulan Vondelpark, Amsterdam’da gezilmesi gereken yerlerden birisi.

Üstelik Amsterdam’ın kanalları arasında dolaşmaktan yorulan bünyenize soluklanma fırsatı da verecektir. Bir bankta otururken de bir sağa bir sola süzülüyormuş gibi duran patenli çocukları, spor ile ulaşımı eş anlamlı hale getiren bisikletli gençleri, şortlarını giymiş, uzun yıllardır koştukları belli olan önünüzden hızla geçen yaşlı amcaları, teyzeleri seyredebilirsiniz. Ama bizim parktaki favori sporcularımız biraz ileride bisikletlerini ağaca dayayıp yemyeşil çimlere oturmuş minik bir tabak kadar küçük aluminyum folyo mangallarında mısır közleyen gençlerdi.

Amsterdam’ın yüzen evlerini görmek isteyenler için Brouwersgracht:

Amsterdam’da gezilecek yerler listemizdeki yerlerden bir diğeri de bira üreticileri kanalı anlamına gelen Brouwersgracht. 16. ve 17. yüzyılda bu çevrede birçok bira üreticisi olduğu için kanala bu isim verilmiş ama zaman geçtikçe eski depolar evlere dönüştürülmüş. Amsterdam’a gittiğinizde Brouwersgracht’ı görmenizi tavsiye etmemizin asıl sebebi bira üreticileri değil. Asıl buranın Amsterdam’da gezilecek yerler listesine girmesinin nedeni sıra sıra dizilmiş tekne evleri. Çok da uzun olmayan kanal boyunca yürürseniz onlarca tekne evi görme şansı yakalayabilirsiniz. Brouwersgracht’a ulaşım da çok kolay. Dam Meydanı’na ve Amsterdam Centraal Station’a yaklaşık on dakikalık yürüme mesafesinde.

Capcanlı Leidseplein Meydanı:

Seyahat ettiğiniz şehirlerin canlı, akın akın turist gelen, turist geldikçe daha da canlanan yerlerini seviyorsanız Leidseplein’i de Amsterdam’da gezilecek yerlerden biri olarak düşünebilirsiniz. Leidseplein, binalardan sokağa uzanan ışıklı tabelaları, bu kadar işlek olmasına hiç aldırış etmeden yoluna devam eden tramvayları, arnavut kaldırımlara masalarını atan kafeleri, eğlenceli gösteriler yapan sokak sanatçıları, onlarda toplanan ilgiyi çaldıkları müzik ile çekmeye çalışan grupları ile Amsterdam’ın neşeli yerlerinden birisi. Dam Meydanı’ndan Müze Meydanı’na yürüyerek giderseniz muhtemelen yol sizi ikisinin tam arasındaki Leidseplein’den geçirecektir. O yüzden kaçırma şansınız da pek yok.

Hazır buraya kadar gelmişken yurt dışından akıllı telefon alalım derseniz de, tam meydanda bir Apple Store var. Pasaporta uzun zamandır telefon işletmediyseniz tam zamanı.

Şehrin en muzip yeri Red Light District:

Amsterdam gezilecek yerler listesinde yer alan Kırmızı Fener Mahallesi yani dünyaca ünlü ismi ile Red Light District, Amsterdam’ın meşhur turist destinasyonlarından birisi. Ama haritalarda bu isimle ararsanız bulmanız biraz zor çünkü burası aslında de Wallen diye de bilinen Dam Meydanı’na çok yakın küçük bir bölgenin adı. Dam Meydanı’ndan Nieuwmarkt’a doğru yüründüğünde Red Light’in farklı dünyasına girilmiş oluyor. Garip bir yer çünkü aslında etraftaki dükkanları görmeseniz Amsterdam’ın diğer yerlerinden ayırmanız zor. Etrafta Amsterdam’ın diğer yerlerinde görmeye alışkın olduğunuz bisiklete binen insanlar, tekneler, gençler, kafeler, her şey var. Ama biraz daha fazlası da var.

Red Light District aslında kendi içinde büyük bir ironiyi de barındırıyor. Alternatif şovlar ve kafelerin olduğu bu mahallenin içinde Amsterdam’ın en eski kilisesi Oude Kerk de bulunuyor.

Amsterdam gezilecek yerler içinde olmazsa olmaz Amsterdam kanalları:

Amsterdam’da gezilecek yerlerin başında Amsterdam’ın kanalları geliyor. Burayı sona saklamamızın nedeni ise Amsterdam’ı gezerken, bir yerden bir yere yürürken kaçınılmaz bir şekilde kanalları görecek olmanız.

Dam Meydanı’ndan başlayıp bir örümcek ağı gibi Amsterdam’ı çevreleyen kanallardan hangisini görmemiz gerekir diyorsanız Singel’i tavsiye ederiz. Singel boyunca yürürseniz çiçek pazarından tutun da kapısının önüne bisiklet park etseniz tüm binayı kaplayacak şehrin en dar binasına (Singel caddesi 7 numara) kadar birçok ilginç yeri görme fırsatı yakalayabilirsiniz.



Booking.com
Booking.com